Dış Cephe Mantolama

Dış Cephe Mantolama

Binalarda ısı yalıtımı için içten, dıştan ve sandviç duvar olmak üzere 3 farklı yöntem uygulanır. Isı köprülerinin oluşumunu önlemek ve yalıtımın sürekliliğini sağlamak için yapılan en iyi uygulama mantolama uygulamasıdır. Dış cephe mantolama uygulaması yapı fiziği açısından en uygun olan ısı yalıtım sistemidir.

Mantolama mevsim şatlarına göre ısı kayıp ve kazançlarını engellemek için bina dış kabuğunun ısı yalıtım malzemeleri ile kaplanmasıdır. Teknik olarak ise ısı köprüsü oluşturmadan gerekli ısı iletim katsayısına ulaşmak için bina dış yüzeyine yapılan ısı izolasyonudur.

MANTOLAMANIN AVANTAJLARI

Bina dış yüzeyindeki her türlü kiriş, kolon, hatıl vb.. betonarme yapı elemanlarını tamamen yalıtarak ısı köprülerinin oluşmasını engeller.

Binayı dışarıdan bir manto gibi sararak ana malzemede sıcaklık farkları sebebi ile oluşabilecek çatlakları ve hasarları önler.Dış duvarlarda oluşan yaz kış sıcaklık farkları 5 oC kadar çıkabilmektedir.

Bina dış duvarları dış ortamın tüm etkilerinden korunur.

Yoğuşma riski en aza indirilir.

Hem ısı hem de su yalıtımı sağlar

Tekniğe uygun yapılmış bir mantolama uygulaması %50 ye varan ısı tasarrufu sağlar.

Mantolama yapılmış binalarda ısı dengeli bir şekilde dağıldığı için yoğuşma ve hava akımı olmaz, bu sayede konforlu bir yaşam alanı elde edilmiş olur.

Yakıt tüketimini azalttığı için çevrenin korunmasına katkı sağlar.

Binanın dış duvarlarında beton içindeki donatıları korozyona karşı koruyarak bina ömrünü uzatır.

MANTOLAMA NERELERE YAPILIR

Binaların dış duvarlarına, çatılarına, toprak temaslı mahallere, katları ayıran döşemelere, depo garaj gibi ısıtılmayan bölümlere bakan kısımlara ve soğuk hava depolarına mantolama uygulaması yapılabilir.

MANTOLAMA NE KADAR SÜREDE YAPILIR

Mantolama uygulaması orta büyüklükteki bir bina için ortalama 1-4 hafta arasında sürmektedir. Hava koşulları, binanın büyüklüğü, uygulamada çalışacak personel sayısı bu süreyi olumlu ya da olumsuz etkileyebilmektedir. Kuvvetli rüzgar, sis ya da yağmurlu hava koşullarında mantolama uygulaması yapılmamalıdır.En ideal zaman, uygulama yapılacak dış yüzeyin ve ortam sıcaklığının en az +5 oC olduğu dönemdir.

MANTOLAMA SİSTEMLERİ NASIL KORUNUR

Eski binalarda mantolama tatbikatları öncesinde klimaların, antenlerin, tabelaların, çamaşır demirlerinin tümünün sökülmesi gerekmektedir. Sistemin ana prensibi hiçbir aralık kalmadan cephenin tamamının ısı yalıtım levhaları ile kapanması olduğu için söz konusu unsurların mantolama sonrası cepheye monte edilmemesi çok daha sağlıklı bir karar olacaktır. Yine eski binalarda daire doğramalarının değiştirilmesi düşünülüyorsa mantolama öncesi bu değişikliğinde yapılması da sistemin zarar görmemesi adına önemli katkı sağlayacaktır. Bazı binalarda zemin katlar araç otoparkına cephelidir. Bu tip durumlarda cephe duvarının önüne çiçeklik, çit veya araçlar için lastik bar demirlerinin konması istenmeyen kaza risklerini ortadan kaldıracaktır.

Bina yönetimlerinin mantolama sonrası kat malikleriyle beraber ortak karar alarak ilerleyen dönemlerde de dış cephe ısı yalıtım sistemlerine özel yönetim tedbirleri alınması herkesin ortak çıkarına olacaktır. Tüm bu tedbirlere rağmen onarım isteyen bir durum söz konusu olduğunda binanızın uygulamalarını yapan firmayla görüşüp yardım talep etmeniz doğru bir seçim olacaktır.

Yapınızın ömrü ve sizin yaşam alanınızın sağlığı açısından günümüz yapı sektörünün en geçerli çözümü olan dış mantolamanın avantajlarından sonuna kadar faydalanmanız yine sizin elinizdedir.

ENERJİ KİMLİK BELGESİ

Binaların iç ortamları ile dış ortamlarını birbirinden ayıran ve bina zarfı olarak da bilinen dış duvarlar, pencereler, kapılar, tavan, çatı ve diğer döşemelerden oluşan yapı elemanları dış etkenlerden korunmalıdır.

Binalarda ısı kaybeden yüzeyler doğru yalıtılmazsa ısı kaybı ve buna bağlı olarak da enerji maliyetleri artmaktadır. Özellikle müteahhitler ve kullanıcılar ısı kayıplarını göz ardı ederek konutların sadece dış özelliğine önem vermekte, konutların yapım aşamasında uygun olmayan yapı malzemeleri seçimi ve yapılmayan çok basit uygulamalar ile binanın kullanım ömrü süresince bina sahiplerinin bütçelerine hem de daha fazla yakıt tüketerek çevreye ve ülke ekonomisine zarar vermektedir.

Bu olumsuzlukları engellemek amacıyla 2000 yılında yürürlüğe giren Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği’ne göre yeni konutlar ısı yalıtım uygulaması gerçekleştirilmiş şekilde projelendirilmek zorunda olup eski binaların da 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Enerji kimlik belgesi temininin en önemli adımı da konutların ısı izolasyonu uygulamasının gerçekleştirilmiş olmasıdır. Binalarda ısı yalıtım kalınlığının optimum şekilde seçilmesi, ısıl konforun sağlanmasında ve bina enerji sınıfınını belirlenmesinde en önemli etkenlerden biridir.

Isı Yalıtımın Çeşitleri

Söve malzemelerinin kullanımı bir yandan da ısı yalıtımı olduğundan ısı yalıtımın çeşitlerini anlatmak daha doğru olacaktır;

 

ISI YALITIM ÇEŞİTLERİ

Konutların ısı etkilerine karşı korunmasında en önemli görev dış yapı bileşenlerine düşmektedir. En başta dış duvar ve pencereler olmak üzere çatı, baca ve zemine temas eden yapı bileşenlerinin yalıtılması durumunda dış çevreden gelen etkilere karşı konutların korunması sağlanmış olmaktadır.

Konutlarda dış duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları binanın yüksekliğine göre değişiklik göstermektedir. Yüzey ne kadar büyükse ısı kaybı da aynı oranda artış göstermektedir. Çok katlı konutlarda % 40, tek katlı konutlarda ise % 25 civarında dış cephe duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları meydana gelmektedir. Duvarlarda kısa süreli ısıtma söz konusu değilse dış cephe ısı yalıtımı tercih edilmelidir, böylece yapı elemanlarının ısı depolama kapasitesinden de yararlanılmış olunmaktadır. Aynı zamanda bu uygulama tüm yapı kabuğunu yağış suları ve ısı gerilimlerden korumakta, konut ömrünün uzamasına yardımcı olmaktadır.

DÖŞEMELERDE ISI YALITIMI

Tüm diğer yapı elemanlarında olduğu gibi bodrum ve döşemelerde de ısı kayıpları meydana gelmektedir. Isı kayıpları tek katlı konutlarda % 20, çok katlı konutlarda ise % 6 oranlarındadır.

Suya karşı dayanıklı basınç mukavemeti yüksek ısı yalıtım malzemeleri kullanılmalıdır. Yapılacak su yalıtımı döşeme betonunun ve yalıtım levhalarının altına ya da üstüne uygulanabilmektedir. Soğuk bölgelerde konutların iç sıcaklığı ile zemin sıcaklığı arasındaki farkın büyük olması durumunda, zemin üzerine oturan döşemede de ısı yalıtımı yapılması gerekmektedir.

PENCERELERDE ISI YALITIMI

Pencereler ısı geçirgenliği en fazla olan yapı elemanlarıdır, pencerelerin toplam ısı kaybının en büyük bölümünü, transmisyon ısı kaybı ve derzlerin neden olduğu ısı kayıpları olusturmaktadır. Yüksek konutlarda %7 tek katlı konutlarda ise %20 oranında ısı kaybına neden olmaktadır. Pencereler kışın güneş ışığını geçirerek ısı kazancı sağlamakta ancak güneş ışığı almadığı zamanlarda kazandığı ısıyı hemen kaybetmektedir. Doğrama türlerine (ahşap, pvc, metal) göre pencereler ısı geçirme katsayıları bakımından farklılık göstermektedirler. Çerçeveden kaynaklanan ısı kaybı camlardan kaybolan ısı kayıplarından daha önemlidir. Çerçeveler ısı kaybı yönünden soğuk köprü görevini üstlenmekte, bu nedenle çerçeve için kullanılacak malzemenin ısı iletim katsayılarının düşük olması gerekmektedir. Son yıllarda plastik doğrama malzemeleri ve ısı köprüsü etkisini azaltacak konstrüksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır.

Odaların en sıcak bölgesi radyatör arkalarıdır. Oda sıcaklığı 20°C iken radyatör arkalarındaki sıcaklık 45°C kadar çıkmaktadır. Termodinamik yasaları gereği iki ortam arasındaki sıcaklık farkı ne kadar fazla ise ısı geçişi o kadar fazla olmaktadır. Dışarısı ile en çok sıcaklık farkı olan ve ısının en çabuk kaybedildiği bölgelerden birisi radyatör arkalarıdır.

ÇATILARDA ISI YALITIMI

Binaların nem kararlılığı ile birlikte ısı kararlılığı da son derece önem taşımaktadır. Isıl kararlılığı için konutların yalıtılması gerekmekte ve diğer yapı elemanları gibi çatılarda bu izolasyon uygulamasına dahil olmalıdır. Konutlar suyun içeride buharlaşıp dışarıda yoğuşacağı şekilde tasarlanmalıdır. Su buharının konutların içinde yoğuşmadan dışarı atılabilmesi ve vantilasyon ile havanın daha fazla su tutabilmesi için yalıtım ve yapı malzemelerinin su buharının yoğuşmasına izin vermeyecek şekilde seçilmesi gerekmektedir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları nedeniyle konutlarda ısıl hareketlilik söz konusudur. Çatılarda yapılacak yalıtım uygulamaları ile bu ısıl hareketlilik belli oranlarda sabitlenebilmektedir.